İskemik
beyin hastalıkları
Prof. Dr. Yusuf Erşahin
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi
Pediatrik Nöroşirürji Bilim Dalı
İzmir
E-mail: ersahin@med.ege.edu.tr
1667'de ilk kez Thomas Willis çocuklarda inmeden (strok) bahsetmiştir.
Banker'ın yapmış olduğu pediatrik otopsi olgularının %8.7'sinde ölümlerin
serebrovasküler hastalık komplikasyonlarına bağlı olduğu saptanmıştır.
İlk sırayı AVM’ ye bağlı kanamalar almaktaydı. Çocuklarda inme prevalansı
1970’lerde 100.000’de 2.5 iken 1990’lı yıllara doğru 100.000’de 3.3 olarak
saptanmıştır. 1998’de ABDde bir yaşın altında inmeye bağlı mortalite
100,000de 7.8dir.
Yenidoğanda strok etiolojisinde perinatal asfiksi, travma, intrauterin
arterial tıkanma, DIC, respiratuar distres sendromu, enfeksiyon ve konjenital
kalp hastalığı sayılabilir. Çocuklardaki iskemik beyin hastalıklarının
etiolojisinde ise arterioskleroz, serebral arteritis (özellikle Lupus
eritematosus), fibromüsküler displazi, orak hücreli anemi rol oynar.
Ayrıca doğumsal ve edinsel kalp hastalıklarına bağlı sol-sağ şantlar,
bakterial endokardite bağlı emboliler ve mitral valv prolapsı bulunan
hastalarda serebral emboliler olabilmektedir. Orak hücreli anemili hastalarının
%20'sinde strok meydana gelmektedir.
Travma sonrası ekstrakranial karotis veya vertebral arterin disseksiyonu
oluşabilir. Karotis disseksiyonu genellikle C2 ile kafa tabanı arasındadır.
Semptomlar travmadan saatler ya da günler sonra ortaya çıkabilir. Nadir
olarak da migrenli çocuklarda vertebro-baziler alanda infarktlar bildirilmiştir.
Çocuklarda inme nedeni olarak arterial disseksiyon nadirdir. Literatürde
bildirilen olguların ortalama yaşı 10.4 yıl (6 ay-17 yıl)ve erkeklerde
daha fazla görülmektedir. Erişkinlerde cinsiyet farkı görülmez ve hatta
bazı serilerde kadınların üstünlüğü söz konusudur. Bir popülasyon çalımasında
a. carotis interna disseksiyonu insidansı 100.000 de 2.5 olarak saptanmıştır.
Bu çalışmada hiç çocuk olgu bulunmamaktadır. Tüm çocuklarda serebral
iskemi belirtileri ortaya çıkmaktadır. En sık hemiparezi görülürken baş
ağrısı ancak olguların yarısında ortaya çıkmaktadır. Boyun ağrısı ise
nadirdir. Erişkinlerde ise ağrı ön plandadır.
Etiolojide erişkinlerde arteriopati bulunurken çocuklarda genellikle
neden bilinmez. Anterior serebral arterial disseksiyonlarda ölüm posterior
serebral sirkülasyon disseksiyonlarına göre daha fazladır. Antikoagülan
tedavi görenlerde mortalite sadece antiagregant tedavi görenlere göre
daha azdır.
Moyamoya
Moyamoya kronik, tıkayıcı ve beyin damarlarını tutan bir hastalıktır.
Distal a. karotis interna'nın ve Willis poligonunun ilerleyici stenozu
söz konusudur. Moyamoya hastalığında ortaya bir sebep konamazken, moyamoya
sendromunda bu duruma neden olan bir hastalık söz konusudur. Sadece Japon'lara
özgü olduğu sanılan bu hastalık hemen hemen dünyanın her yerinden bildirilmiştir.
Japonya'da her yıl 100 yeni moyamoya hastası ortaya çıkmaktadır. Japonya'da
yıllık insidansı bir milyon popülasyonda bir hastadır.
Hastalıklı arterin intimasını fibröz doku kalınlaştırmıştır ve elastik
lif proliferasyonu lamellar bir yapı oluşturmuştur. İnternal elastik
lamina kıvrımlı hale gelmiştir. Damar duvarında yangısal değişiklikler
gözlenmez. Hastalığın erken evrelerinde Willis poligonunun arka yarısı
pek tutulmaz. Ortaya çıkan kollaterallerin yeni oluşan damarlar olmadığı
ve daha önceden var olan damarların genişlemesi ile ortaya çıktığı kabul
edilmektedir.
Kız erkek oranı 1.6/1 ile 2.4/1 arasında değişmektedir. Çocuklarda
iskemik semptomlar ön plandayken erişkinlerde kanamaya ait semptomlar
ağır basar. Bu hastalık daha sıklıkla iki zaman diliminde ortaya çıkar.
Birincisi ilk on yıl, ikincisi ise 30-40'lı yaşlardır.
Moyamoyada görülen kollateraller Matsushima ve Inaba tarafından 5 ana
grupta sınıflandırılmışlardır:
1. Anastomosis intraserebralis: Lateral ventriküllerin dış köşelerinde
konveksite arterlerinden parankime anastomozlar.
2. Bazal bağlantılar: Willis poligonunda ve karotiko-baziler anastomozlar.
3. Kortikal leptomeningeal anastomozlar: Ana beyin arter alanları ile
beynin kortikal yüzeyleri arasında uç-uca anastomozlar.
4. Dural ağ: İntradural damarların kortikal leptomeningeal sistemle
anastomozları.
5. Ekstrakranial ağ: Transkalvarial ve transdural yol ile saçlı deri
damarları ile parenkimal damarlar arasında anastomoz.
Son ikisi anjiografideki moyamoya görüntüsünden (kollaterallerinden)
sorumludur.
Japonya Sağlık Bakanlığı, Willis Poligonunun Progresif Tıkayıcı Hastalıkları
Araştırma Komitesi moyamoya hastalığında anjiografi kriterleri ortaya
koymuştur:
1. A. karotis interna'nın son kısmında stenoz veya tıkanma, ve/veya
a. cerebri anterior ve/veya a. cerebri media'nın proksimalinde daralma
veya tıkanma.
2. Anormal damar ağı (moyamoya damarları).
3. Yukarıdaki bulguların iki taraflı olması.
KESİN MOYAMOYA = 1+2+3, OLASI MOYAMOYA = 1+2
Pediatrik Moyamoya'da Sınıflama ve Klinik Tablo
Tip 1 (TIA
tipi)
Ayda ikiden
az TIA veya RIND atakları, BT'de lezyon yok, sabit nörolojik
defisit yok. |
Tip 2 (sık
TIA tipi)
Ayda ikiden
fazla TIA ve RIND atakları, BT'de lezyon yok, sabit nörolojik
defisit yok. |
Tip 3 (TIA
- infarkt tipi)
Çeşitli Tip
1-2 ataklarından sonra BT'de hipodens lezyonlar ve/veya sabit
nörolojik defisit. |
Tip 4 (infarkt
- TIA tipi)
Başlangıçta
serebral infarkt daha sonra TIA veya RIND görülebilir. |
Tip 5 (infarkt
tipi)
Sendrom infarktla
başlar, infarkt atakları tekrarlanır. |
Tip 6 (rüptüre
kollateral damat tipi)
Aşırı gelişen
kollaterallerden kanama. |
TIA: transient iskemik atak , RIND: revesible iskemik nörolojik defisit.
Major arterlerin distal kısımlarında internal elastik laminada kıvrımlanma,
lümende kollaps ve tıkanma. Media atrofik, düz kas hücrelerinde azalma.
Stenotik ya da tıkanan segmentte eksantrik çok tabakalı intimal fibröz
kalınlaşma, bazen eksantrik mural tromboz. Lipid depolanması ve önemli
inflamatuvar hücre infiltrasyonu görülmez. Bazen adventisyada minimal
ile orta derecede fibrozise rastlanır.
MRGnin moyamoya tanısında spesifikliği %100, sensitivitesi %73dür. MRG'ye
MRA da eklenirse sensitivite %92'ye yükselmektedir. Moyamoyada anevrizma
görülme sıklığı çocuklarda %1, erişkinlerde ise %6.2 olarak bildirilmiştir.
Tedavi (a) tıbbi ve (b) cerrahi olarak ikiye ayrılır.
Tıbbi tedavide aspirin, diğer antiagreganlar, kalsiyum kanal blokerleri,
kortikosteroidler, düşük moleküllü dekstranlar ve nadiren antikoagülanlar
kullanılmaktadır.
Cerrahi tedavi: (a) direkt bypas (STA-MCA), (b) indirekt bypas, (c)
kombine cerrahi
İndirekt bypas (anastomoz) yöntemleri:
EDAS: encephalo-duro-arterio-synangiosis
EMS: encephalo-myo-synangiosis
EDAMS: encephalo-duro-arterio-myo-synangiosis
EMAS: encephalo-myo-arterio-synangiosis
Omental transplantasyon, adale transplantasyonları, durapeksi, multiple
kranial burr hole, encepholo-galeo-synangiosis…
Tıbbi ve cerrahi tedavi yöntemleri arasında (cerrahi lehine az bir fark
olsa da) istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamaktadır. Hastalığın
2 yaştan önce ortaya çıkmış olması kötü prognozu işaret etmektedir.
|